12 Nisan 2012 Perşembe

Yalanların Beni Avlıyor!

-Olmayacak dedi her tarafı yara bere içinde olan, sanırım hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, ve eskisi gibi olan şey iyi olanıydı aslında.
-Neden olmasın diye çıkıştı sapasağlam , özgüveni ve heycanı dopdolu gözüken ;
  Hem bu hale gelene kadar hep aynı şeyi sayıklayıp durdun dedi yıllardır.
- Sayıkladığım şeye doğru tümden gelmiyorum dedi ilki, tam olarak tümevardığımdan  böyle;
   böyle olduğu için sayıklayıp duruyorum anlayacağın.
- Bak işte dedi diğeri, gidip gelmekten yorgun düşmüşsün, zihnin her gidip gelişinde bir şeyler eksiltmiş senden.
- Soluksuz kalman için maraton koşman gerekmez dedi ilki yeniden kızarak, düşünürken yorgunluktan    baygınlık geçirmemek için saf-salak olmak gerek çoğu zaman hayatta. Hem sen sürekli saf ayağına yatarak böyle pozitif kaldığını hala göremiyor musun?
- Hayır dedi diğeri sen benim başladığım yerde bitirdiğin için ,geri kalanını göremiyorsun resmin, karanlık dünyandaki küçük çemberde koşmaktan yorulmuş harabe olmuşsun , kısır döngün de bile bir kısırlık var .
-Böyle süslü laflar bırak beni rahatlatmayı ,dalga geçiliyor hissiyle dolduruyor dedi kılcallarımı, anlasana artık,
"yalanların beni avlıyor,"  insan kendi vicdanına karşı bu kadar rahat yalan söyleyemez!
 Vicdanının fazla kullanılmışlıktan yıprandığını anladı adam, bu kavgaların yıpranmışlığını katmerleyeceğine hiç şüphesi de yoktu, vazgeçti kavga etmekten yorgun vicdanıyla.

Bir sigara iyi gelir, gazını alırdı belki,
Efkarlı türkülerden garip ve farklı bir zevk alma eşiği hayli geride kalmıştı nasılsa
Arka fonda  toprağa döksen 100 yıl ot bitirmeyecek acılıkta bir yanık türkü bir klişe olarak gecenin sonu olsundu madem


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder