üniversitedeki
uçurtma festivaline özene bezene hazırlandığımız bir uçurtma ile katılmıştık
birkaç arkadaş. o zamanki sevgilim sonradan dahil olmuştu birkaç arkadaşı ile.
yanaştıkça yüzündeki gülümsemeye anlam verememiştim o zaman gelince çıkarttı
ağzındaki baklayı. hani uçurtma nerede? bizim kilo ile aldığımız ipin iki
kilosunu saldığımızı ve uçurtmanın artık uzaklarda bir nokta kadar göründüğünü
görünce yüzünde oluşan ifade her başarılı erkeğin arkasında şaşırmış bir kadın
vardır sözünü doğrular cinsteydi. o kadar ipi geri sarmamak için bıraktığım
uçurtma ile o kadar şeyi yeniden anlatmamak için ayrıldığım sevgilim
birbirlerini yakından göremediler. o günkü ikinci üzüntü kaynağımdı. birincisi
ise artık ipini tutmayı bıraktığım için yere düşen uçurtmamın görüntüsü. bir
iki kere yeniden yükselttiysem de bütün gün orada duramazdım. ipi de yeniden
saramazdım. ben 2004 yılının nisan ayında uçurtmamı sevgilimden daha çok
sevdim.